+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 19
Ağaç Şeklinde Aç6Beğeni

Konu: SAĞLIK GÜNDEMİ

  1. #1
    Online
    Administrator Cankecan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2006
    Mesajlar
    1.023
    Beğenildi
    435

    SAĞLIK GÜNDEMİ

    Sevgili bitkiselmucizeler üyeleri, hastalıklar hakkında güncel ve bilinmeyen bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.

  2. #2
    Offline
    Yönetim Kurulu Mimoza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2009
    Mesajlar
    1.776
    Beğenildi
    148

    Re: SAĞLIK GÜNDEMİ

    KARIN ŞİŞLİĞİ NEDENLERİ ve TEDAVİSİ

    ''Fermuarım kapanmıyor, nefesimde kesiliyor, bıktım bu şişkinlikten” bu sözler kulağımıza yabancı değil olsa… Bir çok kadın aynı dertten yakınıyor.

    Kadınların kabusu haline gelen karın şişkinliğinin nedenlerini ve tedavi yöntemlerini, gelin hep birlikte öğrenelim.


    Karın şişkinliğinin birçok nedeni olabilir. En önemli sebepleri ve yapılması gerekenleri Taylight Sağlık Merkezi den Beslenme Uzmanı ve Diyetisyen Berrin Yiğit’e sorduk…

    Karın şişkinliğinin sebepleri neler?

    Karın şişkinliği mide ve bağırsaklarda gaz birikmesi ile ilişkili bir durumdur. Karın bölgesinde orta, ağır şiddetli, derin veya keskin ağrılarla kendini belli eder. Gaz çıkararak ve bağırsak hareketlerinin hızlanmasıyla çoğunlukla ağrı diner. Karın şişkinliğinin çok farklı sebepleri olabilir. Genelde yağlı besinlerin hazım güçlüğüne bağlanan şişkinlik; stres, heyecan, endişeli ruh hali, sindirim sistemindeki enfeksiyonlar, IBS denen Irritabl Bağırsak Sendromu, bağırsakların belli gıdaları sindiremediği çölyak hastalığı veya laktoz intoleransına da bağlanabilir.
    Karındaki şişkinliğin azaltılmasında kişiye özel farklılıkların tespit edilip, huzursuzluk yaratan besinlerin diyetten çıkartılması önemlidir. Bilim dünyasının besinlerin gizli dünyasında yaptığı incelemeler sonucu, spesifik besinler karındaki şişkinliklerin artmasında suçlu bulunmuş. Bu besinlerden örneğin baklagiller, lahanagiller vb. uzak durarak semptomları azaltmak mümkün. Ancak unutulmamalıdır ki her bünye farklıdır, birine kötü gelen besin diğerine zarar vermeyebilir, herkese genelleştirilebilecek tek bir kural bulmak zordur, bütün bunlar detaylı analiz edilmelidir.

    Gıda intoleransı ya da besin alerjisi karın şişkinliğine sebep olabilir mi?

    Gıda intoleransı ve besin alerjisi birbirinden farklı iki rahatsızlıktır ve farklı sonuçlar doğurur, örneğin süt şekerinin sindirilmesine yardımcı olan laktaz enziminin eksikliğine bağlı olarak gelişen laktoz intoleransı bir gıda hassasiyetidir. Sindirim sistemindeki enzim yetersizliğine bağlı olarak ishal, gaz, karında şişkinlik ve abdominal ağrılar gelişir. Öte yandan besin alerjilerinde immün sistem bir besin veya besin öğesini vücut için yabancı olarak görüp savaş başlatır. Bu durumda alerjik olduğunuz gıdayı tükettiğinizde ağızda karıncalanma hissi, dilde, dudaklarda, yüzde, boğazda şişme, mide krampları, ishal, nefes alma güçlükleri, bayılma hissi ortaya çıkar. Besin alerjileri çok daha kritik bir durumdur, karında şişkinlik yapmaz.

    Bağırsak hareketlerinin farklılaşması nedeniyle oluşan şişkinlik kişiden kişiye değişir mi? Yani bağırsak hareketleri genetik midir?

    Herkesin farklı bir bağırsak ritmi vardır. Tuvalete çıkma sıklığı, zamanlaması her bireyde farklıdır, kişiye özel düzen yapısal özelliklerle ilişkilidir. Bağırsak vücudumuzdaki en uzun organdır. Ortalama 7.5-9 metrelik kolonda binlerce girinti ve düğüm vardır, Sindirimi zor, toksinlerden zengin beslenme tarzı bu ceplerin tıkanmasına ve faaliyetlerin yavaşlamasına sebep olur. Amacımız daralmaları önleyip. bağırsağın daha iyi çalışmasına yardım etmek; bu sayede hem kilo kontrolü hem de sindirim sistemi fonksiyonlarına yardımcı olunur ve hazımsızlık, şişkinlik şikayetleri gelişmez.

    Şişkinliğin tedavisi var mı?

    Tabii ki var ama tedaviye başlamadan önce şişkinliğin sebepleri araştırılmalı. Ne zaman, ne sıklıkta, neden, ne süreli şişkinlikler yaşadığınızın kaydını tutmalı ve şikayetlerinizi doktor diyetisyeninizle paylaşmalısınız. Stres faktörlerine maruz kaldığınızda, çevresel kirletici ajanlar vücudunuzu istila ettiğinde, kendinizi güvende hissetmediğinizde sindirim sisteminde sıkıntılar başlar. Sahte açlık nöbetlerine tutulursunuz ve kilo alabilirsiniz. Ayrıca vücut beslenemediği için enerji kayıpları, hazım güçlükleri başlar. Akabinde sindirilmemiş öğeler toksik etki yaratabilir, bu da temizlik kanalları olan bağırsakları zorlar, sağlığınızı tehdit etmeye başlar. Bağırsak hareketlerinin hızını artırarak ya da metabolizmayı doğru beslenme ilkelerine uyarak hızlandırmak karın şişkinliğine karşı en önemli çözümlerdendir.

    Gaz nedeniyle oluşan şişkinliğe karşı ne yapmalı?

    Her yutkunmada bir miktar hava yutulur. Bu, hızlı yediğinizde, heyecanlı olduğunuzda, sakız çiğnerken, kamışla bir şeyler içerken artabilir. Bu hava bağırsaklara gidip gaz oluşturabilir. Zaten bağırsaktaki gaz nedeniyle oluşan şişkinliklerin çoğu zaman sebebi sindirilemeyen besinlerdir, bu nedenle bağırsak florasının sağlığı çok önemlidir. Sebze, meyveler, tam tahıllar, baklagiller sağlıklı liflerden zengindir. Buna rağmen gaz şikayetlerinde bu besinleri tüketirken dikkatli olunmalı. Özellikle çiğ tüketilmemelerine hassasiyet gösterilmeli. Bazı durumlarda bağırsak hareketlerini artırmak adına alınan lif takviyeleri de ani ve fazla kullanımlarında gaz oluşturabilir. Yine bira gibi gazlı içecekler de gaz üreticilerdendir. Sürekli devam eden gaz şişkinliği durumlarında doktor kontrolüne geçilmelidir ve kronik rahatsızlıklar araştırılmalı, önlemler alınmalıdır. Bağırsak florasını bozan antibiyotikler de uzun süreli kullanımlarda şişkinliğe neden olabilir.

    Beslenme sisteminde ne gibi değişiklikler önerirsiniz?

    Klinik seyrinizde herhangi sorun olmadığı takdirde, beslenmede yapılacak değişiklikler, yaşam tarzı iyileştirmeleri ve bazı destek ürün kullanımları semptomların azaltılmasına destek verir.

    Diyetinizden uzaklaştırmanız gereken en temel besinler kişisel farklılıklar göstermekle birlikte baklagiller, soğan, brokoli, brüksel lahanası, karnabahar, enginar, kuşkonmaz, armut, elma, şeftali, kırmızı erik, şekersiz şekerlemeler, sakız, tam tahıl ekmek, mısır gevrekleri, tam tahıl kekler, bira, gazlı içecekler, süt, krema ve dondurmadır.

    Mide boşalma süresini uzatan, doygunluk hissi yaratan yüksek kalori kaynağı yağlı besinler azaltılmalıdır. Bir süre için yüksek lif içeriğine sahip besinler diyetten çıkarılmalı sonra kademeli olarak eklenmelidir. Probiyotik ürünler, süt, mısır gevrekleri, yoğurt günlük beslenmenize ekleyebileceğiniz temel besinlerdir. Süt ürünlerine karşı hassasiyetiniz olup olmadığını test etmek adına belli sürelerde diyetinizden çıkarıp bir süre sonra tekrar kullanmaya başlayabilirsiniz.

    Nane çayı içmeyi denemelisiniz; spazm giderici özelliği ile semptomları azaltabilir.

    Yapay tatlandırıcıları diyetinizden çıkarmalısınız. Bazı bünyeler; şekersiz ürünler, sakız ve şekerlemelerde kullanılan sorbitol, mannitol gibi tatlandırıcılara karşı hassasiyet gösterebilir.

    Küçük porsiyonlar tüketmeye gayret etmeli ve beslenmenizde üç ana, üç ara öğün ilkesini benimsemelisiniz. Yemekleri küçük lokmalar halinde, iyice çiğneyerek tüketmeli, aceleniz varken, heyecanlı veya üzgünken yemek yememeye gayret etmelisiniz.

    Diş sağlığınıza önem vermelisiniz. Çünkü çürük ve ağrılı dişler yemekleri iyi çiğnemeden yutmanıza neden olabilir.

    Sigara içmemelisiniz, bu da hava yutmanızı artırarak gaz yapabilir.

    Bu sorunla ilgili size gelen hastalarda bir artış var mı?

    Patlayacak gibi hissediyorum, karnım hamile gibi oldu şikayetleri ile gelen o kadar çok danışan var ki… Bu da beni karın şişkinliği konusuyla ilgili çözüm aramaya, araştırmaya fazlasıyla yönlendiriyor. Danışanların çoğu kilo kaybı isteği ile başvursalar da temelinde sağlıklı ve iyi hissetme isteği ön plana çıkıyor. Kişi istediği kadar çok kilo verse de sabah uyandığında gözleri şiş, karnı gerginse kendini balon gibi hissediyorsa çalışmalar boşa gidebilir. Bu nedenle tahlil sonuçlarında ödeme neden olabilecek durumlar yoksa beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleri ile sonuca gidilebilir. Ama bu konuda da sabırlı olmak şart

    ÖNERİLER

    Yiyecekleri daha çok çiğneyin
    Sindirim ağızda başlar. Ağzınıza attığınız her lokmayı en az 15 kere çiğnemek, şişkinlik yaşamanıza engel olacaktır.

    Her gün multivitamin alın
    Vücudunuzdaki besleyici seviyelerini yükseltmek için önemlidir. Ayrıca stresle başa çıkmanız konusunda faydalıdır.

    Her sabah aloe vera suyu için
    Aloe vera zarar görmüş iç dokuları onarmasıyla bağırsak düzenlemesi de dahil bilinir.
    Başarma süreci, kazanmak veya birinci olmakla ilgili değil; bir yarışı iyi koşmak ve yapabileceğinin en iyisini yapmakla ilgilidir..

  3. #3
    Offline
    Yönetim Kurulu Mimoza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2009
    Mesajlar
    1.776
    Beğenildi
    148

    Re: SAĞLIK GÜNDEMİ

    ADET SANCILARINA ÇARE E VİTAMİNİ

    Kadınların %90′ı adet (regl) sancısı çeker, hatta bu aylık kabusumuz haline gelmiştir adeta…

    Sevgili ARKADAŞLARIM, hayatımızı regl dönemi bitene kadar zindana çeviren sancılara karşı E vitamini öneriyor uzmanlar.

    Bilim adamlarının araştırmaları, mensturasyon (regl) döneminde E vitamini almanın özellikle genç kızlarda sıkça görülen sancıları azalttığını ortaya koydu.

    Mensturasyon öncesi ve ilk günlerinde günde 200 mg E vitamini kullandırılan genç kızlarda sancıların azaldığı tespit edildi. Özellikle çok ağrı çekenlerde ağrıların azalma olasılığının çok daha yüksek olduğu vurgulandı.

    İngiltere’de yayınlanan British Journal of Obstetrics’de yer alan makalede, mensturasyon (regl)sancılarının çok sayıda kadının günlük hayatını etkileyebildiği, iş kayıplarına yol açabildiğine dikkat çekildi. Makalede, mensturasyon öncesi ve ilk günlerinde günde 200 mg E vitamini kullandırılan genç kızlarda sancıların azaldığının tespit edildiği bildirildi..
    Başarma süreci, kazanmak veya birinci olmakla ilgili değil; bir yarışı iyi koşmak ve yapabileceğinin en iyisini yapmakla ilgilidir..

  4. #4
    Offline
    Yönetim Kurulu Mimoza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2009
    Mesajlar
    1.776
    Beğenildi
    148

    Re: SAĞLIK GÜNDEMİ

    VARİS VE KILCAL DAMAR TEDAVİSİ

    Bir çok kişide varis hastalığı mevcuttur, bunun yanında kılcal damar rahatsızlığıda… Peki kılcar damar ve varis tedavisi nasıl olmalı?


    Tedavide en önemli şey koruyucu önlemlerin alınmasıdır. Hasta uzun süre ayakta kalmamalı, dinlenirken ve uyurken bacaklar yukarda tutulmalıdır. Mutlaka elastik varis çorapları giyilmelidir.

    Tedavi genellikle kozmetik amaçlı olarak istenir. Venleri bağlayan ve damarları cerrahi olarak çıkartan tedavi yöntemleri kullanılabilir. Varisli damarın çıkarılması (ven stripping) zor bir işlemdir ve ağrısı çok fazla olan ve ayak bileklerinde yaraları olan hastalarda tercih edilmelidir. Bu ameliyat genel anestezi altında uygulanır, kasıktan ve ayak bileğinden bir kesi yapılır, tel benzeri bir alet damarın içine sokulur ve genişlemiş damar bu kesilerden dışarı çıkarılır. Sonra bu küçük kesi yerleri cerrahi olarak dikilir.

    Ayrıca, enjektör yardımı ile damarı skleroze eden (yok eden) maddeler enjekte edilebilir (skleroterapi). Bu yöntem hasta ayakta iken uygulanır. İşlem sonrasında bacaklara sıkı elastik bir bandaj sarılır. Bazı durumlarda ise stripping ve ve skleroterapi bir arada yapılabilir; bazı damarlar çıkartılırken, bazılarına da sklerozan madde zerk edilir.

    Varisler lazer ile nasıl tedavi edilirler?
    Kırmızı tarafından emilen bir lazer ışık kaynağı ile, hedef doku olan toplardamarlarda ısı yoğunlaştırılır ve böylece damar solar.

    Tedavi sonuçları ne zaman görülür?
    Tedavi sonuçları genellikle birinci tedaviden itibaren görülmeye başlar. Ama tam olarak 2-3 seans uygulama gerekebilir. Tedavi seansı sayısı varislerin derinliği ve kalınlığına bağlıdır. Tedavi öncesi yapılan doktor muayenesi, azami sonuç için gerekli tedavi planını belirler.

    Tedavi ağrılı mıdır?
    Bazı hastalarda hafif bir rahatsızlık hissedilirken, bazı hastalarda daha fazla rahatsızlık oluşabilir. Bazı hassas kişilerde, tedavi öncesinde lokal anestetik kremler kullanılması gerekebilir.



    Hastalığın seyri nasıldır?
    Varisler zaman ilerledikçe kötüleşirler, fakat alınan koruyucu önlemler bu ilerlemeyi durdurabilir.

    Hastalığın komplikasyonları nelerdir?

    * Flebit: Damarlarda oluşan kronik iltihabi durum
    * Bacaklarda ülser (yara gelişimi)
    * Varislerde yırtılma

    Ne zaman doktora başvurulmalıdır?
    Ayakta durma engellendiği ve bacakları yukarı kaldırma şeklinde istirahat yapıldığı halde, bacaklardaki ağrı geçmiyorsa doktora başvurulmalıdır.

    Ağrı ve şişlik aniden artarsa, kızarıklık ve yara gelişirse bu bir komplikasyonun göstergesidir ve doktora başvurulmalıdır.

    Hastalıkta ne gibi önlemler alınmalıdır?
    Özellikle ailenizde varis mevcut veya siz varise eğilimli iseniz; uzun süre ayakta durmaktan kaçınmalısınız..
    Başarma süreci, kazanmak veya birinci olmakla ilgili değil; bir yarışı iyi koşmak ve yapabileceğinin en iyisini yapmakla ilgilidir..

  5. #5
    Offline
    Yönetim Kurulu Mimoza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2009
    Mesajlar
    1.776
    Beğenildi
    148

    Re: SAĞLIK GÜNDEMİ

    GECE YEMESİ SENDROMU


    Gece yemesi sendromu yeme bozukluklarının en gencidir. İlk kez 1955 yılında sabahları tokluk hissi, aksam hiperfajisi yani günlük kalori tüketiminin yarısından fazlasının tüketimi ve uykusuzluk üçlemesinden oluşan bir sendrom olarak tarif edilmiştir. Geçmişten günümüze doğru yapılan araştırmalarla tanım ve tedavide gelişmeler kaydedilmiştir. Gece yeme sendromunun görülme sıklığı kilo ile birlikte artış göstermektedir. Bir obezite kliniğinde %8.9 görülürken, obezite cerrahisi yapan bir başka klinikte %27'lere kadar çıkmıştır. Gece yemesi bozukluğunun tipik karakteristik özellikleri vardır. Bunlar:

    •Genellikle sabah kahvaltısında iştah yoktur ve açlık hissedilmez. Uyandıktan saatler sonra ilk öğün yenilir.

    •Akşam yemeğinden sonra günlük kalori ihtiyacının %50'sinden fazlası tüketilir. Gece uyanılır ve bilinçsiz biçimde mutfağa gidilerek atıştırma yapılır.

    •Bu durum iki aydan fazla haftada en az üç gece sürer ve sık uyanmalar sırasında yüksek kalorili atıştırmalar yapılır.

    •Gece yemelerine gerginlik, kaygı ve suçluluk hisleri eşlik eder.

    •Gece yemesi sendromu strese bir yanıt olarak düşünülmektedir ve genellikle depresyonla birlikte görülür. Özellikle akşam saatlerinde bireyler gergin, ajite ve sinirli hissederler.

    •Uykuya dalmakta veya sürdürmekte zorluk çekerler.

    •Tercih edilen atıştırmalar karbonhidrat ve şeker ağırlıklıdır.

    •Bu tip bir yeme davranışı kişiye suçluluk ve utanç duygusu yaşatır.

    Gece yemesi sendromu henüz resmi olarak bir yeme bozukluğu olarak tanımlanmamıştır. Altında yatan nedenler araştırılmaya çalışılmaktadır ve tedavi planları hali hazırda geliştirilmektedir. Gece yemesi sendromunun biyolojik, genetik ve duygusal faktörlerin bir kombinasyonu olduğu düşünülmektedir.

    Bir teoriye göre bu problemi yaşayan kimseler tanımlanmış ya da gizli bir stresin etkisindedir. Gece yemesi sendromunun stres ile ilişkili olduğunu doğrular bir şekilde başka çalışmalar da gece yemesi olanların, kortizol düzeyinin yüksek olduğunu göstermiştir. Bu teoriye göre gece oluşan yeme atakları bu hormonun üretimi yavaşlatmak için bedenin yaptığı bir savunmadır. Bu açıklama kabul veya red edilmeden önce stresin gece yemesi sendromunu tetiklediği ve stres azaltma programının bu kişilere yardım ettiği göz önünde tutulmalıdır.

    Araştırmalar ayrıca gece yemesi olanların yiyecek seçimlerine de odaklanmıştır. Ağırlıklı tercih beyindeki iyi hissetmeyi sağlayan kimyasalların arttıran karbonhidrat yönündedir. Bu seçim bedenin bilinçsiz bir kendi kendini tedavi etme yöntemi olarak düşünülmektedir.

    Gece yemesi sendromu probleminiz varsa, ilk olarak bir sağlık uzmanına başvurarak detaylı bir inceleme yaptırmalısınız. Ayrıca yeme bozuklukları ile çalışan bir psikolog ve günlük kalori tüketiminizi düzenlemek için diyetisyen yardımı almalısınız.

    Ayrıca bir uyku laboratuarında yapılan değerlendirme de yararlı olabilir. Henüz gece yemesi sendromunun bir yeme bozukluğu mu yoksa uyku bozukluğu mu ya da her ikisi birden mi olduğu açık değildir. Daha fazla yapılan araştırma ve bilgiler daha etkili tedavi planlarının geliştirilmesini sağlayacaktır.

    Diyetisyen Refik Sezgin
    Başarma süreci, kazanmak veya birinci olmakla ilgili değil; bir yarışı iyi koşmak ve yapabileceğinin en iyisini yapmakla ilgilidir..

  6. #6
    Offline
    Yönetim Kurulu Mimoza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2009
    Mesajlar
    1.776
    Beğenildi
    148

    Re: SAĞLIK GÜNDEMİ

    VİTAMİN B12 EKSİKLİĞİ

    B12 vitamini diğer B vitaminlerinin aksine yeşil bitkilerde ve bira mayalarında bulunmaz. Karaciğer, böbrek, yumurta, süt, peynir, et ve balıklarda bulunur. Doğada sadece mikroorganizmalar tarafından sentez edilir. Vitamin B12’nin total vücut deposu 2-10mg arasındadır. Karaciğer vücutta vit B12’nin büyük kısmını depolar, bunu böbrek, kalp, dalak ve beyin izler. Günlük gereksinim 1microgram kadardır. Vit B12 yağ ve karbonhidrat metabolizmasında önemli rol oynar.

    VitB12 eksiklik sebepleri:

    — Diyet ile yetersiz alım ( vejetaryen beslenme)

    — İntrensek faktör yokluğu ( pernisiyöz anemi, mide cerrahisi, kostik madde alımı )

    — İlaçlara bağlı ( nitrik oksit, PAS, neomisin, metformin, omeprazol, kolşisin )

    — Barsak hastalıkları( ileal rezeksiyon, ileit, amiloidoz, crohn’s, ileal lenfoma )

    — HIV(AİDS) enfeksiyonu.

    — Hemodiyaliz

    — Pankreasın kronik hastalıkları

    — Vit B12 metabolizmasında konjenital defektler

    VitB12 eksiklik bulguları:

    — Nörolojik semptomlar( subakut kombine dejenerasyon, dengesizlik, yürüyüş bozuklukları, periferal sensorial ve motor nöropatiler ( halsizlik, uyuşmalar )demans, depresyon, hafıza kaybı, psikoz)

    — Anemi ( megaloblastik, makrositer anemi )( kansızlık )

    — Gastrointestinal otonomik disfonksiyon ( kabızlık, gaz, şişkinlik )

    — Saç dökülmesi( alopesi ),saçlarda erken kırlaşma

    — Dilde kızarıklık, şişme, dil yüzeyinde papiller atrofiye bağlı düzleşme, yanak, boğaz mukozasında kırmızı lezyonlar

    — Deride pigmentasyon kaybı ( vitiligo ) veya deride yer yer yama şeklinde hiperpigmentasyon

    Birçok laboratuar 200-900 microgram/ml değerlerini normal limit aralıkları olarak kullanır. İnsan gereksiniminin 10.000 kat üzerindeki dozlarda uygulanmasında bile toksisite görülmemiştir. Eksikliğinde genellikle kas içi enjeksiyon şeklinde yükleme dozu 3–7 gün arası 1000 mcg olarak uygulanır. Sonra oral tedaviye de geçilebilir. Tedavi şekilleri farklılık gösterebilir.

    Dâhiliye Uzmanı Dr. Seda Tarakçı
    Başarma süreci, kazanmak veya birinci olmakla ilgili değil; bir yarışı iyi koşmak ve yapabileceğinin en iyisini yapmakla ilgilidir..

  7. #7
    Offline
    Yönetim Kurulu Mimoza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2009
    Mesajlar
    1.776
    Beğenildi
    148

    Re: SAĞLIK GÜNDEMİ

    KADINLARDA HİRSUTİZM(Yoğun Tüylenme)

    Büyüme potansiyeli olan tüylerinizin miktarı genetik olarak belirlenir. Belirli etnik gruplardaki kadınlar diğerlerine göre daha fazla vücut tüyüne sahiptir. Ancak bazı tıbbi durumlar ve ilaçlalar da tüylerin yoğun bir şekilde büyümesine neden olabilir.



    Hirsutizmli kadınların yüzlerinde, göğüslerinde, karınlarında ve sırtlarında kalın, genellikle koyu renkli tüyler bulunur. Hirsutizm, bir kadında normal değerdeki erkek hormonlarının artması ile oluşur. Bu nedenle genelde adet düzensizlikleri gibi diğer belirtilerle eşleşir ve şunları da içerebilir:



    -Polikistik over sendromu
    -Adrenal hiperplazi
    -Yumurtalık ve adrenal bezlerde androjen üreten tümörler
    -Cushing sendromu


    Hirsutizm erkek hormonlarına karşı duyarlı olan tüy foliküllerinden de kaynaklanabilir. Doktorlar bu durumu idiyopatik hirsutizm olarak adlandırır. Buradaki idiyopatik kelimesi kaynağı bilinmeyen anlamında kullanılır. Bu tanı bir kadında erkek hormonlarının normal seviyede olduğu ve adet düzensizliği gibi diğer tıbbi durumların bulunmadığı hallerde konulur.



    Ayrıca bazı ilaçlar da hirsutizme neden olur, örn: doğum kontrol hapları, hormonlar ve anabolik steroidler.



    Kadınlar ayrıca yüzlerinde yoğun tüylenme problemi yaşayabilir. Bu tüyler yumuşak ve incedir, phentoin, minoxidil gibi ilaçlar, anoreksia nervoza gibi tıbbi nedenlerden oluşur.



    Eğer yüz veya vücut tüylerinizde ani bir artış görürseniz, mutlaka doktorunuza başvurun.
    Başarma süreci, kazanmak veya birinci olmakla ilgili değil; bir yarışı iyi koşmak ve yapabileceğinin en iyisini yapmakla ilgilidir..

  8. #8
    Offline
    Yönetim Kurulu Mimoza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2009
    Mesajlar
    1.776
    Beğenildi
    148

    Re: SAĞLIK GÜNDEMİ

    OSTEOPOROZ


    Osteoporoz, kemik kitlesinde azalma ve kemik yapısında değişikliklerle özellenen, kırık meyli oluşturan bir iskelet sistemi hastalığıdır. Osteoporoza bağlı en sık görülen kırıklardan olan kalça kırığı %20 ölümle sonlanırken, %50 hasta tekrar bağımsız yaşama dönemez. Omurgada meydana gelen çökme kırıkları hastada kamburluk gelişmesine neden olur.


    Kemikte yapım ve yıkım olayları sürekli olarak birbirini izler. Yaşla birlikte bu denge yıkım lehine bozulur ve kadınlarda monopoza bağlı gelişen östrojen eksikliği bu dengesizliği daha da derinleştirir. Ailede kemik erimesi hikayesi olması, östrojen eksikliği, hiç doğum yapmamış olmak, zayıflık, çocuklukta kötü beslenme, aşırı sigara ve alkol tüketimi, hareketsizlik, kortizon veya tiroid hormon kullanımı, guatr, diyabet ve barsak emilim bozuklukları kemik erimesi olasılığını arttıran sebeplerdir.



    OSTEOPOROZ İLE BAŞ ETMENİN ON YOLU



    1- Sigara ve alkolden uzak durmak,

    2- Kalsiyumdan zengin besinleri tüketmek (Süt ve süt ürünleri, brokoli, sardalya balığı gibi),

    3- Düzenli egzersiz yapmak,

    4- Egzersiz yapılamıyorsa, düzenli yürüyüş yapmak,

    5- Güneşlenmek,

    6- Adet düzensizlikleri varsa, muhakkak bir Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanına başvurmak.

    7- Menopoz sonrasında her yıl kemik yoğunluğu ölçümü yaptırmak,

    8- Menopoz sonrasında kalsiyum ve D vitamini desteği almak,

    9- Tanısı konmuş osteoporozu olan kişilerin ilaçlarını düzenli olarak kullanması,

    10- Tanısı konmuş osteoporozu olan kişilerin varsa denge ve görme problemlerinin giderilmesi.


    Uzm. Dr. A. Pınar İyibozkurt
    Başarma süreci, kazanmak veya birinci olmakla ilgili değil; bir yarışı iyi koşmak ve yapabileceğinin en iyisini yapmakla ilgilidir..

  9. #9
    Offline
    limoni34 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2010
    Mesajlar
    93
    Beğenildi
    0

    Re: SAĞLIK GÜNDEMİ

    valla süper bilgiler... ellerinize sağlık
    --Kalk ayağa,kapa gözlerini...Dans et,bırak kendini...Adımlarını müziğe göre at.Düşüncelerini bırak kenara...UTANMA,gelen geçene bakma .....Dans et durmaksızın oturup ağlamak,üzülmek boşa...Anlam veremiyor kimse dans a ...Sen dans ile hayatını yaşa... HAYAT BİR DANS ,BUNU ASLA UNUTMA !!!!

  10. #10
    Offline
    Super Moderator behice - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2006
    Mesajlar
    1.673
    Beğenildi
    18

    Re: SAĞLIK GÜNDEMİ

    Mimoza şekerciğim bak ne güzel bilgiler bulmuşsun.. Bundan sonra kendine iyi bakmanı bekliyorum... İhmal ettiğinde benden fırça yiyaceksin haberin olsun... birdaha bizi o kadar korkutma üzme anlaştık mı?

    canımmm hiç kıyamam sana o kadar güzelliğe layıksın ki
    jinedoc

+ Konu Cevaplama Paneli

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33